YÖK BAŞKANI ÖZVAR: “Bilim ile Vatanın Sınırlarını Büyütmeye, Gücünü Arttırmaya Hazırız”
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Bilim İletişimi Ofisi’nin üniversitelere tanıtılması ve üniversitelere Bilim İletişimi Ofislerinin kurulması için yürütülecek çalışmaların değerlendirildiği Bilim İletişimi Ofisi Üniversiteler Buluşması toplantısı YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın teşrifleriyle gerçekleştirildi.
YÖK 15 Temmuz
Milli İrade Salonunda düzenlenen ve YÖK Yürütme Kurulu üyelerinin yanı sıra tüm
üniversitelerden temsilcilerin yer aldığı toplantıya Balıkesir Üniversitesi adına
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Satıl ve Basın ve Halkla İlişkiler Birimi
Sorumlusu Öğr. Gör. Dr. Enbiya Özkan katıldı.
Toplantıda Yükseköğretim
Kurulu Bilim İletişimi Ofisi’nin tanıtımı gerçekleştirilirken, üniversitelerde
Bilim İletişimi Ofislerinin kurulması için yürütülecek çalışmalar
değerlendirildi. Toplantıda ayrıca Nisan ayında Bilim İletişimi Ofisinin
tanıtım projesi olarak tüm şehirlerdeki üniversitelerde aynı gün yapılacak olan
“BİLİM KAFE” etkinliği anlatılarak koordinasyonu planlandı.
Toplantının açılışında
konuşan Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol
Özvar, üniversitelerde üretilen bilimin yüksek ve güçlü bir sesle hem Türk
kamuoyuna hem de dünyaya duyurma amacıyla Yükseköğretim Kurulu bünyesinde Bilim
İletişimi Ofisi kurulduğunu duyurdu. Özvar, bilimsel bilginin sadece
kampüslerde, sınıflarda, laboratuvarlarda, akademik dergilerde veya konferans
salonlarında kalmaması gerektiğine inandıklarını söyledi.
Özvar, “Bilim,
toplumları ileriye taşıyan en büyük güçtür ve bu gücü toplumla paylaşmak bizim
en büyük sorumluluğumuzdur. Bilim iletişimi, bilimsel bilginin yalnızca
üniversiteler ve araştırma merkezleri gibi akademik ortamlarda kalmamasını,
toplumun geniş kesimlerine ulaşmasını sağlayan kritik bir köprüdür.” dedi.
“Bilim
Vatan’ı inşa etmeyi amaçlıyoruz”
Özvar, “İşte
bugün tam da bu noktada çok önemli bir yapıyı, Yükseköğretim Kurulu Bilim
İletişimi Ofisi’ni hayata geçiriyoruz. Bilim İletişimi Ofisi’ni Yükseköğretim
Kurulu bünyesinde kurarak üniversitelerimizde üretilen bilimi yüksek ve güçlü
bir sesle hem Türk kamuoyuna hem de dünyaya duyurmayı amaçlıyoruz. Bilim
iletişimi ile sınırlarını dünyanın her bir yanındaki Türk bilim insanlarının
akademik çalışmalarıyla oluşturacağı Bilim Vatan’ı inşa etmeyi amaçlıyoruz.
Bilim insanlarımızın aralarındaki bağları güçlendirmeyi ve bu bağdan büyük bir
güç birliği oluşturmayı hedefliyoruz.” dedi.
“Bilim
insanlarımızın araştırmalarını daha geniş kitlelere ulaştıracağız”
Bilim
İletişimi Ofisinin temel hedefinin üniversitelerin yürüttüğü bilim iletişimi
faaliyetlerini desteklemek ve bilim insanlarının araştırmalarını daha geniş
kitlelere ulaştırmak olduğunu vurgulayan Özvar, “Bilim İletişimi Ofisi, bilim
insanları ile medya profesyonelleri, politika yapıcılar ve toplum arasındaki
etkileşimi artırarak, bilginin daha erişilebilir ve anlaşılır hale gelmesine
katkı sağlayacaktır” dedi.
“Dezenformasyonla
mücadelede de kritik bir rol oynayacak”
Özvar, bilim
iletişiminin aynı zamanda günümüzde giderek artan bilgi kirliliği, yanlış
bilgilendirme ve dezenformasyonla mücadelede de kritik bir rol oynayacağını
belirterek şöyle devam etti: “Özellikle dijital platformlar aracılığıyla hızla
yayılan bilim dışı veya çarpıtılmış bilgiler, toplumun bilimsel gerçekleri
yanlış anlamasına hatta bilimsel gelişmelere karşı güvensizlik duymasına neden olabilmektedir.
Etkili bir bilim iletişimi stratejisiyle, bilimsel bilginin doğru, anlaşılır ve
güvenilir kaynaklardan sunulması sağlanarak, toplumun eleştirel düşünme
becerileri desteklenebilir ve bilim karşıtı söylemlere karşı güçlü bir bilinç
oluşturulabilir. Bu nedenle, bilim insanlarının ve akademik kurumların
kamuoyunu doğru bilgilendirme sorumluluğu her zamankinden daha fazla önem
taşımaktadır.” dedi.
Uluslararasılaşma
stratejisine katkı sunacak
Yükseköğretim
Kurulu Başkanı Özvar, tüm üniversitelerde oluşturulacak Bilim İletişimi
Ofislerinin uluslararasılaşma stratejisine önemli katkılar sunacağına işaret
ederek, “Bilim iletişimi yalnızca bilginin aktarımı değil aynı zamanda
ülkemizin küresel bilim ve teknoloji ekosistemindeki konumunu güçlendiren stratejik
bir araçtır.” dedi.
“Türkiye
bilim insanlarına ve öğrencilere kapısını sonuna kadar açmıştır”
Bilim
iletişiminin, yumuşak bir güç olarak kamu diplomasisine de çok önemli katkılar
sağlayacağına inandığın vurgulayan Özvar, “Türkiye’nin dünyadaki ‘vicdanlı
ülke’ imajına bilim iletişimi ile katkı sağlamak için büyük bir heyecan
duyduğumuzu söylemek isterim. Ülkemiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın
liderliğinde Ukrayna’da, Filistin’de ve dünyanın her yerinde mağdur olan bilim
insanlarına ve öğrencilere kapılarını sonuna kadar açmıştır. Açmaya da devam
edecektir.” dedi.
“Bilim
Vatan’ın sınırları dünyanın her yerindeki Türk Bilim insanlarının
çalışmalarıyla çizilecek”
Özvar,
Türkiyenin bilimsel ve teknolojik gelişmelere verdiği önemi vurgulamak, bilim
insanlarının uluslararası platformlarda daha görünür olmasını sağlamak amacıyla
Bilim İletişimi Ofisi bünyesinde de yeni projeler geliştirdiklerini belirterek
şöyle konuştu:
“Bunlardan
ilki Türkiye’deki ve dünyadaki Türk bilim insanlarını bir araya getirecek bir
platformdur. Türk Bilim İnsanlarının envanterinin yer alacağı, adına Bilim
Vatan dediğimiz bu büyük iş birliği ile dünyadaki Türk Bilim insanları güç
birliği yapma ve birlikte çalışma imkanı bulacaklar. Bilim Vatan’ın sınırları
dünyanın her yerindeki Türk Bilim insanlarının çalışmalarıyla çizilecek. Bilim
ile vatanın sınırlarını büyütmeye, gücünü arttırmaya hazırız. Bu büyük güç
birliğinde bilim insanlarımız uzmanlık alanlarına göre birbirlerine daha rahat
ulaşabilecek, akademik iş birlikleri geliştirebilecek, proje çağrılarına
katılabilecek ve fon olanaklarından haberdar olabileceklerdir.
Dünyanın dört
bir köşesinde eğitimlerini sürdüren doktora öğrencilerimizi de dahil edeceğimiz
bu platform sayesinde, genç araştırmacılar kıdemli bilim insanlarıyla doğrudan
iletişim kurarak akademik mentörlük ve rehberlik alabileceklerdir. Böylece,
Türkiye’nin bilimsel ekosistemi daha güçlü, sürdürülebilir ve küresel ölçekte
daha etkili bir hale gelecektir.
“Bugünün
dünyasında bilim, yalnızca bilim insanlarının meselesi olamaz”
Yükseköğretim
Kurulu Başkanı Özvar, günümüzde bilimsel bilginin yalnızca akademik makaleler
ve konferanslarla değil popüler bilim yazıları, kamuya açık etkinlikler, kitle
iletişim araçları, sosyal ve dijital medya, belgeseller ve interaktif eğitim
araçları gibi birçok farklı kanal aracılığıyla yayılmakta olduğunu vurguladı.
Özvar, “Bilim iletişimi, yalnızca bilgiyi değil aynı zamanda toplumun bilimle
bağını güçlendirmek, bilimsel düşünmeyi teşvik etmek ve bilimi daha
erişilebilir kılmak demektir. Bugünün dünyasında bilim, yalnızca bilim
insanlarının meselesi olamaz. Yapay zekâ ve dijitalleşmeden, genetik
mühendisliğine, iklim krizinden uzayın keşfine kadar hayatımızı şekillendiren
büyük dönüşümler yaşanırken, halkın bilime güven duyması, bilimsel gelişmeleri
doğru anlayıp tartışabilmesi büyük bir önem taşımaktadır.” şeklinde konuştu.
“Bilim,
toplumların sığındığı güvenli bir liman işlevi görmüştür”
Yükseköğretim
Kurulu Başkanı Erol Özvar, tarih boyunca bilim insanlarının yalnızca bilimi
geliştiren kişiler olmadığını aynı zamanda kriz dönemlerinde insanlığın en
büyük umut kaynağı olduğunu vurguladı.
Özvar, “Savaş
zamanlarında, ekonomik krizlerde, pandemilerde ve doğal afetlerde bilimin ışığı
her zaman yolumuzu aydınlatmış; bilim, toplumların sığındığı güvenli bir liman
işlevi görmüştür. Bilim insanları en zor koşullarda bile aynı masa etrafında
bir araya gelerek sorunlara çözümler aramışlardır.” dedi.
Özvar
“Yükseköğretim kurumlarımız, Bilim İletişimi Ofisleri aracılığıyla ülkemizdeki
bilim insanlarının uluslararası platformlarda daha fazla söz sahibi olmasını
sağlayabilir. Yükseköğretim Kurulu olarak bu yöndeki çalışmaları teşvik
edeceğimizi ve bilim diplomasisini destekleyeceğiz” dedi.
“Bilim
Kafe etkinlikleri düzenlenecek”
Yükseköğretim
Kurulu Başkanı Erol Özvar, önümüzdeki dönemde üniversitelerin
gerçekleştirdikleri bilimsel, kültürel ve sosyal çalışmaları daha fazla kamuoyu
ile paylaşmalarını teşvik edeceklerini söyledi. Özvar, “Bilim insanlarımızın
topluma daha yakın olmalarını sağlamak adına, halkın bilime doğrudan erişimini
kolaylaştıracak projeleri hayata geçirmeyi planlıyoruz. Bu kapsamda, dünyada
‘Bilim Kafe’ olarak bilinen ve etkin bir bilim iletişimi yöntemi olan halka
açık seminer serisini başlatıyoruz. Bu etkinliklerde bilim insanlarımız,
toplumla iç içe olabilecekleri mekanlarda, kafeler, kıraathaneler, vapurlar,
lokaller gibi halka açık alanlarda doğrudan vatandaşlarımızla buluşarak
bilimsel konuları sohbet havasında anlatacaklar. Bu etkinlik, toplumun her kesiminden
bireylerin bilime erişimini mümkün kılarken, bilim insanlarımızın da halkın
merak ettiği konulara doğrudan cevap vermesine imkan sağlayacaktır.”
-Bilim
dünyasının tüm paydaşlarını bir araya getiren dinamik bir platform-
Bilim
İletişimi Ofisinin, bilim dünyasının tüm paydaşlarını bir araya getiren dinamik
bir platform olmasını istediklerini ifade eden Özvar, “Bu alanda
üniversitelerimiz, araştırma enstitülerimiz, medya kuruluşlarımız, özel sektör
ve sivil toplum örgütleri ve tüm paydaşlarımızla yakın iş birliği içinde
çalışacağız. Bilimin toplumda hak ettiği yeri bulmasını sağlamak hepimizin
ortak sorumluluğudur. Bugün burada attığımız bu adım, bilim ve toplum
arasındaki köprüyü güçlendirmek için kıymetli bir başlangıç olacaktır. Sizlerin
ilgisi, katkısı ve desteğiyle büyük başarılara imza atacağımıza inanıyorum.”
şeklinde konuştu.
“Siz
sadece bir haber yapmayacaksınız, siz ülkemizin marka değerini bilim ile
güçlendireceksiniz”
Yükseköğretim
Kurulu Başkanı Özvar toplantıya katılan üniversitelerin basın birimi
temsilcilerine de seslenerek, “Bu noktada sizlere çok önemli görevler düşüyor.
Sizlerden döndüğünüzde, üniversitelerinizde üretilen bilime daha meraklı
gözlerle bakmanızı, akademisyenleri yakından takip etmenizi, çekingen davranan
hocalarımızı ürettikleri bilimi anlatmaya ve toplumla daha fazla paylaşmaya
teşvik etmenizi rica ediyorum. Siz sadece bir haber yapmayacaksınız, siz
ülkemizin marka değerini bilim ile güçlendireceksiniz.” dedi.
Toplantıda
bilim iletişimi ofisinin üstleneceği misyon vurgulandı
Yükseköğretim
Kurulunda gerçekleştirilen toplantıya Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol
Özvar’ın yanı sıra Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla
Mücadele Merkezi Koordinatörü İdris Kardaş, Yükseköğretim Yürütme Kurulu
Üyeleri ve tüm üniversitelerden temsilciler katıldı.
Yükseköğretim
Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Naci Gündoğan yaptığı konuşmada bilimin
insanlığın gelişiminin temel taşı olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Gündoğan,
“Ancak bilimin gerçek değerini bulabilmesi için toplumla etkileşim içerisinde
erişilebilir ve anlaşılabilir bir şekilde aktarılması gerekmektedir.” dedi.
Cumhurbaşkanlığı
İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü İdris Kardaş
ise bilim iletişiminin herkesin bileceği şekilde bilimi anlatabilmek için çok
değerli, çok kıymetli ve çok işlevsel olduğunu belirtti.
Program
kapsamında Bilim İletişiminde Yeni Yaklaşımlar ve Gelecek Stratejileri konulu
sunumu gerçekleştiren İTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Lütfiye Durak Ata,
“Türkiye'nin, bilim vatanının sınırlarını genişletirken bilim iletişimi
konusunda beraberce işler yapacağımıza inanıyorum ve bundan da çok büyük
heyecan duyuyorum.” ifadelerine yer verdi.
Bilimsel
Bilgiyi Yaygınlaştırmada Üniversitelerin Gücü konulu sunumunda GTÜ Rektör
Yardımcısı Prof. Dr. Elif Damla Arısan da bilimi anlatmanın daha sonra
yapılacak işlerin sürdürülebilirliğinin en anahtar noktalarından bir tanesi
olduğunu ifade etti.
Türk Bilim
İnsanı Ağı Projesi konulu sunumu gerçekleştiren İTÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr.
Emrah Acar ise dünyanın her yerine yayılmış Türk bilim insanlarının
uzmanlıklarından daha efektif şekilde faydalanılabilmesi, Türk araştırmacıların
ve yeteneklerinin küresel ölçekte envanterini oluşturan, dijital platform
oluşturma fikrinin ortaya çıkışına değindi ve bilgi verdi.
Bilim İletişimi Uygulamaları konulu sunumunda ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yunus Eren Kalay da akademik dünyanın dışında yer alan finans sağlayıcılar, iş dünyası, öğretmenler, basın, hizmet sektörü, kural koyucular, özellikle çocuklar, öğrenciler, toplum, STK her birine, yapılan bilimi uygun dilde ulaştırmanın önemini vurguladı.
